Sayfalar

Cuma

10.04.26

nisan, belki de ayların en kararsızı; bir yanı kışın vedası, diğer yanı bahar telaşı... vadideki erik ağacı, ben çiçeklerimi açtım zaten sen sadece kokuyu takip et, derken nisanın bu değişken rüzgarından habersizdi. bugün saçlarıma, küçük kar taneleriyle birlikte pembe taç yapraklar da yağdı; hüzün dolu, melankolik bir andı. pembe çiçeklenen o ağaçların adı kiraz eriği. vadinin en saklı köşelerinde açarlar. onları görmek için gürültülü yolları terk edip, patikalara sapmak gerekir. çünkü bazı manzaralar kendini göstermez.

tıpkı bir kıyıda durup denizin derinliğini hayal etmek gibi... denizin yüzeyi her zaman aynı görünür: mavi, geniş ve tekdüze. sadece kıyıda beklemekle o maviliğin içindeki en renkli mercanları görmek mümkün değildir. kendi kıyısından ayrılmaya cesaret edemeyenler, hep aynı dalga sesleriyle uyurlar. oysa o meçhul rotalara doğru dümen kıranlar, yolun sonunda kimsenin bilmediği o sakin koylarda, dünyanın en güzel melodilerini sadece kendileri için dinlerler.