Sayfalar

Salı

30.3.21

terk edilmiş bi mekan. yıllar evvel karavan parkıymış. ardında bıraktığı izler, üzeri paslı bir harabe. piknik masalarının başlarına dikilen mimozalar karavan alanını kaplamış. öyle ki saçak saçak olan ağaç dalları, sarmaşıklar gibi yerlere doğru uzamış. mimozanın o top top olmuş sarışın çiçekleri, baharın mahmur esintisiyle uçuş uçuş dağılıyor.

gümüşi akasyanın ucundan birkaç dal toplayıp taç yapıyorum, saçlarımda şimdi bahar. iç içe geçmiş ağaçların oluşturduğu mimoza takları altından geçiyorum. pas tutmuş demir iskeletlerin üzerine, turuncu-sarı dumanlı çiçekler toz toz yağıyor; çirkin bir gerçeğin üzerini örtbas eder gibi.

sonra ayakkabılarımı elime alıp kumsala, gün batımına iniyorum. deniz durgun, belli ki güneşin gidişine dargın ve ben nice süslerden çıkıp soğumaya başlayan kumlarda yalın ayak yürüyorum, dağınık saçlarımda mimoza çiçekleri...